BANA ÖĞRENMEYİ ÖĞRET (İR MİSİN) ÖĞRETMENİM!?..
Mehmet GENÇCAN
Öğrenmek istiyorum. Bundan daha önemlisi öğrenmeyi öğrenmek istiyorum.Ben “öğrenmeyi öğrenmek” istiyorum; bana öğrenmeyi öğretmeni istiyorum, öğretmenim…
Ben varım. Varlığım benim irademle gerçekleşmemiştir. Var olduğum sürece bir çok şeye ihtiyacım olacaktır. Bu da benim elimde değil. İhtiyaçlarımın en hayati olanlarının başımda öğrenmem gelmektedir. Her alanda öğrenme. Bana öğrenmeyi sen öğreteceksin.
İkimiz de aynı ustanın eserleriyiz. Ben sana O’nun kader emanetiyim. İkimiz de aynı fıtratı taşıyoruz. Cevherimiz bir. Ustamız da bir. Ustamızı yeteri kadar tanıyor musun, bilmem?..O’nun her ikimiz için de muradı ve beklentilerini yeteri kadar biliyor musun, acaba? Ustamız bize, çok ustaca kodlamalar yapmış. Ustamızın, her ikimiz için ne kodladıklarını fark edebiliyorsan hiç zorlanmayacaksın. Aksi halde ustaya da, kendine de, bana da ihanet etmiş olacaksın…
Bana öğrenmeyi sen mi öğreteceksin? Sahi bana neyi öğreteceksin, acaba? Peki niçin öğreteceğin belli mi? Öğrenme amacımı bilmek istiyorum…Ben bu bilgileri nerede kullanacağım. Ne zaman öğreteceksin? Benim için öğrenmenin zamanı geçti mi yoksa? Ne kadar sürede öğreteceksin? Yeteri kadar ilgilenebilecek misin benimle? Nasıl öğreteceksin? Bana uygun olan yöntemini belirledin mi? Hangi mekanda/ortamda öğreteceksin? Senin için mekan/ortam çok önemli mi? Acaba mekana müdahale eden yönetim anlayışının oluşturduğu mazeretlerin var mı?
Bunların hepsinin dolaylı veya doğrudan etkisi mutlaka vardır. Ama iş sende başlayıp sende bitiyor. Ben “öğrenmeyi öğrenmek” istiyorum. Bana öğrenmeyi öğret, öğretmenim!..
Her ikimizde de aynı cevherin yansımaları var; aynı ustanın eserleriyiz.. Birçok ortak benzerliklerimiz var. Senin en önemli avantajın, benden daha önce bazı tecrübeleri yaşaman ve kendi öğretmeninin şansı olmandı. Ben de senin şansın olmak istiyorum, öğretmenim!
Öğrenme hayatımda her öğreticimde-olmazsa olmaz- değerleri vurgulama konusunda müştereklik/ortaklık göremiyorum. Branşlar gibi değerlerde de değişkenlik oluyor mu? Yoksa benim bilemediğim başka bir arıza mı var, öğretmenim.! Bu konularda ortak dil kullanmayıp farklı tonlamalar yapıldığında bocalıyorum. En hayati olan bu konuda işin içinden çıkabilecek ölçüyü de bana kazandırmayı ihmal etme, öğretmenim !
Saygı duyuyorum, minnettarım. Belki de -sayende- gelecekte senden daha iyi şeyler yapacağım ve başaracağım. Beni bu manada değerlendirip geleceğe öyle hazırlaman gerekir. O zaman benimle -inşallah- övüneceksin, öğretmenim.
Sana fazla yük olmak istemiyorum. Ama görevin gereği yapman gerekenler var, biliyorsun.
Her zaman tepemde durmak, takip etmek istemiyorsan; daha ucuz bir maliyetim olsun istiyorsan, bana öğrenmeyi öğret, öğretmenim…
Dokunmasını biliyorsan, yaratıcının/ustanın kodladığı bam telime dokun. Gerisi kendiliğinden gelecek. Göreceksin, senin işin de kolaylaşacak.
Kırılırsam, yenilenmesi zor; belki de imkansız olabilir; bilesin/biliyorsun. Sen birilerinin şansıydın/eseriydin. Ben de senin şansın/eserin olmak istiyorum, öğretmenim…
Herkesin yapabileceği bir iş mutlaka vardır. Bana yapabileceğin en büyük iyilik, ne yapabileceğimi fark ettirebilmendir.
Bütün sorumluluğu sana yıkmayacağım. Ama bana kendi yükünü yükleme ne olur! Ezilirim, altından kalkamam, öğretmenim...
Hayatın içinde ve öğrenme sürecinde sınavın olması gerektiğini bana öğrettin. Biliyorum. Hayatımın ve öğrenme sürecimin tamamını sınavla doldurarak strese çevirip beni öldürme! Psikolojim bozuluyor. Öğrenmemi, sınav merkezli gerçekleştirme. Merhamet et, ne olur, öğretmenim!
Öğrenme sürecindeki bütün zorluk, takip ve maliyet sorumluluklarından büyük oranda kurtulmak istiyorsan, bana öğrenmeyi öğret öğretmenim.
Ezberciliğin doğru olmadığını vurgularken, bazı uygulamalarınla ezberciliğe destek olmadığından emin misin, öğretmenim?
Sana güveniyorum, seni annem babam gibi seviyorum; sana emanet edildim. Emanete sahip çık öğretmenim.
*Beni doğru oku. O zaman her şey kolaylaşacaktır.
*Bana güven, korkma, yapabileceğime inan.
*İhtiyacım olan zamanı bana ver.
*Etki altında kalmadan, kendi birikiminle, hakkımda en doğru kararı verebilmelisin,
*Seviyemi bilerek davran.
*Beni kobay/denek olarak kullanma. Bu bir haksızlık ve zulüm olur.
*Her şeyi biliyor gibi davranmak zorunda değilsin. Bazen bilmiyor gibi davran. Aynı kulvarda -bana ön aç ve eşit şartlarda- beraber koşalım. Bir şey kaybetmezsin. Hem sen az yorulursun, hem de ben mesafe kat ederim.
*Bana çok şey öğretmek isteyebilirsin. İtirazım yok. Öncelikle gerekliliklerden başlarsan şevkim daha yüksek olur. Bende bıkkınlık oluşmaz; yorulmadan koşabilirim.
Ben de fark edilmek istiyorum; beni fark eder misin, öğretmenim?..
Tesadüflerin sonucu veya deneme tahtası olmak istemiyorum.
Bilinçli, belli olan hedefine her an yaklaşan; -tecrübî uygulamaların bir sonucu olarak, kendi adıma ve insanlık adına, her arkadaşım gibi ben de eğitimin numunesi ve başarısı olarak yetiştirilmek istiyorum.
Öğrenmemin özgeçmişinde/şuuraltında beklediğin bilgi ve ümitlerin bende hazır olmayabilir. Bunun eksikliğinin tek sebebi ben olmayabilirim. Belki sunulmadığı için veya başka imkansızlıklardan kaynaklanmıştır. Bunu da fark edebilir ve gereğini yapabilirsen, önemli yarışlarda -tahmin edemeyeceğin ve yüzünü güldürecek- başarılı sonuçlar getirebilirim öğretmenim
Öğretirken her safhada beni takip etmek yerine, bende meknuz/kodlanmış olan yeteneklerimi açığa çıkaracak öğle bir beceri, hız ve teknik bana kazandır ki , sen artık takip etmek zorunda kalmadan ben devam edebileyim. Sen sürekli yorulmayasın, öğretmenim.
Benim için çok kıymetlisin, öğretmenim !!
Bana öğrenmeyi öğret(ir misin) öğretmenim !?
Bende sadece bilgi yükleme merkezi olan bir beyin yok. Fıtratımda fark edilmesi gereken daha birçok yönlerim ve özelliklerim var. Onların da dikkate alınmasını istiyorum, öğretmenim.
Tarihin diyalektiği gereği, ben de çocuğunun/yeni neslin öğreticisi olursam; onlara sadist davranmayışımın sırrı ve becerisi senden olacaktır. Beni ona göre hayata hazırla öğretmenim.
Ben kişisel kıskançlıkların ve gereksiz kapışmaların/yarışların malzemesi olmak istemiyorum. Değerimin bilinmesini ve fark edilmemi istiyorum, öğretmenim !
Hislerim, duygularım, kalbim, manevi / insanî yönüm ihmal edilirse bilgi robotuna dönüşebilir ve ruhsuzlaşabilirim. Benim bu hassas yönümü de fark eder, akıl-kalp-beden dengesine göre bana davranır mısın, öğretmenim!..
Ben senin idealinim. Sen ise sessiz bir kahraman . Ben i senin sesine, yüreğine tercüman olacağım öğretmenim. Bana öğrenmeyi öğretir misin öğretmenim.
Benim de öğrenmeyi öğretebilmem için, bana öğrenmeyi öğret, öğretmenim!..
Yorumlar