Evren bir ölçü ve disiplinler bütünüdür. Kainatta her şey bir nizam dahilinde dizayn edilmiştir. Yaratıcının hesabını her an her yerde görmek isteyen, nasibi olan, farkındalığı oranında görebilir.
Bilimler içinde matematik ölçü ve denge, tutarlılık mantığı ile hareket eder. Matematik insan hayatının içinde vaz geçilemez bir ehemmiyet taşır. Tutarlı düşünme, ölçü, denge matematiğin alanı açısından önemlidir.
“Zerre miktarı hayır işleyen karşılığını, zerre miktarı şer işleyen karşılığını görecektir” ayetinde de bir ölçü, matematik vardır.
Hangi alanda olursa olsun objektif ve nihai bilimsel çalışmalar bizi mutlak hakikate götürür. İlim iman etmeyi gerektirir. İnsan bildikçe öğrendikçe Allah’ı daha çok kavrar. Doğru ve tam okumasını bilebilirsek her bilim Allah’ı (c.c.) açıklar.
Matematikçiler, insanların kendi aralarında anlaşmaları için bir dil olarak matematik üzerinde çalışılabileceğini ve ileride bunun olabileceğini düşünüyorlar.
Her bilim açısından imanı açıklayan/güçlendiren şifreler ve argümanlar bulmak mümkündür. Bu yazımızda, Matematik bilimi açısından iman ile ilgili bir okuma yapmaya çalışalım:
İman dini kabulün sıfır-başlangıç- noktasıdır. Dine iman edilerek girilir. İman, kabul edilmesi gereken hususları itibariyle bir bütündür. Kısmen ekleme ve çıkarma yapılamaz ve dokunulamaz bir alandır.
Bulunduğumuz noktayı ’ 0’ sıfır kabul edersek, eksi sonsuz Allah’ın Ezeli olduğunu, artı sonsuz da Allah’ın ebedi olduğunu açıklar. Ezel- ebed kavramları eksi sonsuz, artı sonsuz ile ifade edilebilir.
İman bir denklem bütünüdür . Ya hep, ya hiç. Hepse bir, hiçse sıfır !
Matematikte doğru önemli bir kavramdır. Dinde de doğruluk, istikamettir. Hud suresindeki “Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ayeti, Peygamberimizin (s.a.) beni kocalttı dediği ayettir.
İman ile başlayan dini hayatın doğru ve istikamet üzere devam etmesi için başlangıç noktasında-sıfır noktası- açı farkı oluşturulmaması gereken bir önemdedir. Milimetrik açı farkı sıfır noktasından başlarsa, ileride büyük sapma olur. Varılacak olan nokta, varılması gereken hedef olan Allah ve onun rızası olmaz.
Dini anlamda insan için en büyük onur olan iman, hiçbir değer karşılığında takas edilemeyecek bir nitelik ve kararlılıktır. Kur’an’ın övdüğü karakter ve kişilik de bu imanın sahipleridir.
Müminin en belirleyici vasfı ğaybe iman etmesidir.
Akaid kitaplarında iman ayrı, amel ayrı mütalaa edilmektedir. Ama imanın alanı yoruma açık değil. Kabul gerektiren, tartışmasız bir alandır.
Matematikte işlem hatası olabilir. Sonra düzeltebilirsiniz. Ama formül hatanız varsa hangi işlemi yaparsanız yapın doğru sonuca varamazsınız. İnsanın zaafları itibariyle hatasız olması mümkün değildir. Hata insanlar içindir. Hatasız kul olmaz. Hatada ısrar etmemek ve vaz geçmek insani bir hassasiyettir. Şirk –Allah’a ortak koşmak – hariç , Allah af edicidir. Ameli hatamız/hatanız olabilir, inşallah olmaz.
Ama siz siz olun! İtikat noktasında milimetrik dahi olsa açı oluşturma hatasına düşmeyin! İtikadi noktada milimetrik açı sapması sonuçta iman edeni hedeften saptırır, yanlışa götürür!
Zerre kadar şüphe olan iman Allah’a götürmez ! Açı farkı oluşturmayan Allah’a götüren imanı hepimize nasip eyle Allah’ım
Yorumlar